Yargıtay Hafta Tatili Mesaisinde Çifte Ödemeyi Reddetti: Fazla Mesai Alacağı Artık Nasıl Hesaplanacak?

Yargıtay Hafta Tatili Mesaisinde Çifte Ödemeyi Reddetti: Fazla Mesai Alacağı Artık Nasıl Hesaplanacak? 

Türkiye'de milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendiren bir konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hafta tatilinde çalışılan sürenin fazla mesai hesabına dahil edilip edilemeyeceğine dair önemli bir karar verdi. 18.02.2026 tarihli, 2025/10180 Esas ve 2026/1424 Karar sayılı kararında Daire, hafta tatili gününde yapılan çalışmanın hem hafta tatili ücreti hem de fazla çalışma ücreti olarak ayrı ayrı hükme bağlanmasının mükerrer ödemeye yol açtığına hükmetti. Bu karar, işçi alacağı davalarında yıllardır tartışmalı olan bir hesaplama yöntemini netleştiriyor ve hem çalışanların hem de işverenlerin bilmesi gereken pratik sonuçlar doğuruyor.

Kararın Konusu Neydi?

Dava, iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla açılmış bir işçilik alacakları davasıydı. Davacı işçi, çalıştığı dönem boyunca hem fazla çalışma yaptığını hem de hafta tatillerinde çalıştırıldığını ileri sürerek her iki alacak kalemini de talep etmişti. İlk derece mahkemesi ve ardından bölge adliye mahkemesi, hafta tatilinde çalışılan günleri hem hafta tatili ücreti hem de fazla çalışma süresi olarak hesaba katarak davacı lehine hüküm kurmuştu.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise bu hesaplama yöntemini bozdu. Dairenin gerekçesine göre, çalışılan hafta tatili gününe denk gelen çalışma saatleri zaten "hafta tatili ücreti" olarak hüküm altına alınmışsa, aynı saatlerin bir de fazla çalışma süresine dahil edilerek ikinci kez ücretlendirilmesi doğru değildir. Bu durum, aynı çalışma karşılığının iki farklı alacak kalemi üzerinden iki kez tahsil edilmesi anlamına gelir ki Yargıtay bunu "mükerrer ödeme" olarak nitelendirmiş ve hukuka aykırı bulmuştur.

Hukuki Çerçeve: Hafta Tatili Ücreti ile Fazla Çalışma Ücreti Ayrımı

4857 sayılı İş Kanunu'nda hafta tatili ücreti ile fazla çalışma ücreti birbirinden farklı iki alacak kalemi olarak düzenlenmiştir. Kanunun 46. maddesi işçiye kesintisiz en az yirmi dört saat hafta tatili verilmesini ve bu günün ücretinin çalışılmış gibi ödenmesini öngörürken, 41. madde haftalık kırk beş saati aşan çalışmaları fazla çalışma olarak tanımlamakta ve bu çalışmalar için normal saat ücretinin yüzde elli fazlasının ödenmesini düzenlemektedir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan sorun, işçinin hafta tatili gününde çalıştırılması halinde bu çalışmanın nasıl nitelendirileceğidir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre işçi hafta tatilinde çalıştırılmışsa, hem tatili kullandırılmadığı için hafta tatili ücretine hem de fiilen çalıştığı için o günün karşılığı olan ücrete hak kazanır. Ancak bu karar, söz konusu çalışma karşılığı ücretin ayrıca fazla çalışma kalemi içine de eklenerek toplam çalışma süresini şişirme ve buradan ikinci bir fazla mesai alacağı türetme pratiğine açıkça sınır çekiyor. Başka bir deyişle, hafta tatilinde çalışılan 7,5 saatlik süre, haftalık 45 saatlik fazla çalışma eşiği hesaplanırken ayrıca sayılmayacak.

Bu Karar Kimi, Nasıl Etkiliyor?

Bu netleştirme özellikle işçi alacağı davalarında bilirkişi hesap raporlarının yöntemini doğrudan etkileyecek niteliktedir. Şu ana kadar bazı bilirkişi raporlarında hafta tatilinde çalışılan saatler hem hafta tatili alacağına hem de haftalık toplam çalışma süresine dahil edilerek fazla mesai alacağına dayanak yapılabiliyordu. Yargıtay'ın bu kararı sonrasında, aynı çalışma süresinin iki farklı kalemde değerlendirilmesi mümkün olmayacak; hesaplamalar bu ayrıma göre yeniden yapılmak durumunda kalacaktır.

Çalışanlar açısından bu, hafta tatilinde çalıştırılmaları halinde alacakları toplam ücretin azalacağı anlamına gelmiyor; işçi yine hem hafta tatili ücretine hem de o gün fiilen çalıştığı saatlerin karşılığına hak kazanmaya devam ediyor. Değişen, bu çalışmanın ayrıca "fazla çalışma" kategorisine sokularak haftalık 45 saatlik eşiği aşan başka bir fazla mesai alacağının hesaplanmasında kullanılamayacak olması. Yani karar, çifte ücretlendirmeyi değil, aynı sürenin iki farklı hukuki sonuç doğuracak şekilde iki kez sayılmasını engelliyor.

İşverenler açısından ise karar, devam eden veya açılacak işçilik alacağı davalarında savunma stratejisi bakımından önemli bir dayanak sunuyor. Bilirkişi raporlarına itiraz edilirken bu içtihada açıkça atıf yapılması, hatalı hesaplamaların düzeltilmesini sağlayabilir.

Somut Bir Örnekle Açıklamak Gerekirse

Diyelim ki bir işçi, hafta tatili günü olan Pazar günü 7,5 saat çalıştırıldı ve aynı hafta içinde zaten 45 saatlik yasal çalışma süresini doldurmuştu. Kararın açıklığa kavuşturduğu ayrım şudur: işçi, Pazar günü tatilini kullanamadığı için bir günlük hafta tatili ücretine hak kazanır; ayrıca o gün fiilen çalıştığı için bu çalışmanın karşılığı olan ücrete de hak kazanır. Ancak bu 7,5 saatlik süre, haftalık 45 saatlik çalışma süresi eşiğinin hesabına dahil edilip "bu yüzden de fazla çalışma yapılmıştır" denilerek üçüncü bir ücret kalemi daha oluşturulamaz. Yargıtay'ın düzeltmeye çalıştığı hesaplama hatası tam olarak budur: aynı 7,5 saatin, biri hafta tatili ücreti diğeri fazla çalışma ücreti olmak üzere iki farklı yasal dayanaktan aynı anda para kazandırmasının önüne geçilmesi.

Sonuç ve Pratik Öneriler

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin bu kararı, hafta tatili ve fazla çalışma alacaklarının hesaplanmasında yıllardır süregelen bir belirsizliği gideriyor: aynı çalışma süresi, iki ayrı alacak kaleminin hesabına aynı anda dahil edilemez. Halen devam eden bir işçilik alacağı davası olan ya da bu tür bir dava açmayı düşünen çalışanların, taleplerini bu güncel içtihat doğrultusunda gözden geçirmesi; işverenlerin ise bordro ve puantaj kayıtlarını bu ayrımı net biçimde yansıtacak şekilde tutması önem taşıyor. Uyuşmazlık halinde, hafta tatili ile fazla çalışma alacaklarının ayrı ayrı ve doğru yöntemle hesaplanıp hesaplanmadığının bir uzman tarafından değerlendirilmesi, olası hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından tavsiye edilir.

 

Benzer Makaleler